ALEVİLİK BİLGİ FORMU-ALEVİ-VEYSEL
ALLAH-MUHAMMED -YA ALİ.

Vahdetin sırrına ereyim dersen
Vucudun şehrine gireyim dersen
Tüm alemi aynı göreyim dersen
Önce Kendi ÖZÜNÜ bilmen gerek

Küntü kenzin sırrına ermek için
Tüm alemi kendinde görmek için
Hakk sende olduğun bilmek için
Önce Kendi ÖZÜNÜ bilmen gerek

Enel Hakk sırrına erişmek için
Tüm varlığı bir gözle görmek için
Vahdeti vücuda ulaşmak için
Önce kendi ÖZÜNÜ bilmen gerek

Hakkı Baba Hakk'ı bileyim dersen
Hakk'a Hakk-el yakin olayım dersen
Sen kendi kendini bileyim dersen

..ÖNCE KENDİ ÖZÜNÜ BİLMEN GEREK..

..Dönen dönsün yolundan ,Ben dönmezem yolumdan..
Giriş yap

Şifremi unuttum

Arama
 
 

Sonuç :
 


Rechercher çıkıntı araştırma

En son konular
» Melamiyye
Salı Ağus. 22, 2017 5:57 pm tarafından alevi-veysel

» Hasan Sabah ve Haşhaşiler tarikatı
Perş. Ara. 22, 2016 3:47 pm tarafından Admin

» OSMANLI DEVLETİNDE BEKTAŞİ TARİKATININ KAPATILMASI VE SONRASI GELİŞMELER
Perş. Ara. 22, 2016 3:43 pm tarafından Admin

» BİZİM SAYFAMIZ
Çarş. Haz. 15, 2016 8:05 pm tarafından Admin

» Zara AKDEDE (Cimilti) Köyü
Salı Mayıs 17, 2016 3:39 pm tarafından Admin

» alevilik bilgi forumu avatarlar
Salı Mayıs 03, 2016 1:18 pm tarafından Admin

» Karışık Gifler-Hareketli Gifler
Ptsi Mayıs 02, 2016 4:46 pm tarafından Admin

» TÜRKİYE GÜNDEMİ RESİM VE SÖZLERLE.
Cuma Nis. 29, 2016 10:48 am tarafından Admin

» ŞERİ-SÜNNİLİKTE KADIN
Ptsi Nis. 25, 2016 2:57 pm tarafından Admin

Eylül 2017
PtsiSalıÇarş.Perş.CumaC.tesiPaz
    123
45678910
11121314151617
18192021222324
252627282930 

Takvim Takvim

Galeri


Ortaklar
bedava forum

RSS akısı


Yahoo! 
MSN 
AOL 
Netvibes 
Bloglines 


Sosyal yer imi

Sosyal yer imi Digg  Sosyal yer imi Delicious  Sosyal yer imi Reddit  Sosyal yer imi Stumbleupon  Sosyal yer imi Slashdot  Sosyal yer imi Yahoo  Sosyal yer imi Google  Sosyal yer imi Blinklist  Sosyal yer imi Blogmarks  Sosyal yer imi Technorati  

Sosyal bookmarking sitesinde ALEVİLİK BİLGİ FORMU-ALEVİ-VEYSEL adresi saklayın ve paylaşın

Kimler hatta?
Toplam 1 kullanıcı online :: 0 Kayıtlı, 0 Gizli ve 1 Misafir

Yok

[ Bütün listeye bak ]


Sitede bugüne kadar en çok 216 kişi Cuma Ağus. 11, 2017 12:46 am tarihinde online oldu.
Istatistikler
Toplam 13 kayıtlı kullanıcımız var
Son kaydolan kullanıcımız: ZiLaN

Kullanıcılarımız toplam 5026 mesaj attılar bunda 676 konu

Alevilik'te ahiret inancı

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek

6.tr Alevilik'te ahiret inancı

Mesaj tarafından Admin Bir Çarş. Haz. 04, 2014 10:49 am

İnsanın ölümsüzlük arzusu tüm din ve inançlara damgasını vurmuştur.
Özellikle uzak doğu dinleri bu arzuya
reenkarnasyon inancıyla yanıt verirken Sami dinleri yani Musevilik,
Hristiyanlık ve İslamlıkta ise 
ahiret
inancı öne çıkmıştır. Ahiret inancının Musevilikte net bir inanç
olmadığına dair tartışmalar mevcutsa da son tahlilde Museviliğin de bu
kapsamda değerlendirilmesi gerektiği düşüncesindeyiz.

Musevilikteki 
ahiret inancına daha sonra değineceğiz. Önce uzak doğu dinlerindeki reenkarnasyon unsurunu ele almak istiyoruz.

Tenasüh
veya Reenkarnasyon yeniden bedenlenme veya ruh göçü, ruh sıçraması,
ruhun bir cisimden ötekine, bazen de insandan hayvana ve hayvandan
insana geçmesi inancıdır.

_________________

ALLAH-MUHAMMED-YA ALİ ...Alevilik İslamiyetin İçinde Mayalanmıştır...ALLAH EYVALLAH


 
                                                                                                                                   
avatar
Admin
YÖNETİM
YÖNETİM

Başak Kayıt tarihi : 19/01/14
Yaş : 58
Nerden : istanbul

moderatörler
tercübe: araştırmacı-yazar

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

6.tr Geri: Alevilik'te ahiret inancı

Mesaj tarafından Admin Bir Çarş. Haz. 04, 2014 10:50 am

Hinduizm’de Ruh Göçü

Ruh
göçü Hinduizm’in temel inançlarındandır. Hindistan’ın diğer geleneksel
dini sayılan Jainizm’de de ruh göçü inancı vardır. Bu dinlerdeki ruh
göçü kavramı Türkçe’de tenasüh olarak bilinir.

Reenkarnasyon ve
tenasüh kavramları, aynı ilkeleri içerdikleri sanılarak birbirleriyle
sık sık karıştırılmaktadır. Oysa bu iki kavram arasında kimi
farklılıklar bulunmaktadır.

Bu temel farklar şöyle açıklanır:

Tenasüh
inanışında ruhların sürekli olarak tekrar bedenlenmesi ilkesi
bulunmakla birlikte, deneysel spiritüalizmin reenkarnasyon kavramındaki
ruhsal tekamül ilkesi bulunmaz. Oysa reenkarnasyon kavramında ruhsal
tekamül ilkesi vardır yani ruhların dünyada bedenlenmeleri, tekamülleri
içindir.

Tenasüh inanışı, ruhların dünyaya gelip gitmelerini
ceza ve ödül ikilisine dayandırır. Deneysel ruhçuların reenkarnasyon
kavramında ise varlığın cezalandırılması veya ödüllendirilmesi gibi
şeyler söz konusu değildir. Reenkarnasyonculuğa göre dünya yaşamı,
yapılmış hataların intikamının alınması için oluşturulmuş olamaz.
Kısaca, insan dünyaya bir önceki yaşamında neden başarılı olamadığının
hesabını vermek için değil, gelişmek için gelir. Bir insan ruhunun bir
sonraki yaşamında dünyaya geleceği beden, onun tekamül gereksinimlerine
ve nedensellik kuralına göre belirlenir.

Tenasüh inanışına göre,
bir insan ruhu, ceza aldığı takdirde bir sonraki bedenlenmesinde
dünyaya bir hayvan bedeninde gelebilir. Reenkarnasyon kavramına göreyse
tekamülde geri dönüş, yani gerileme yoktur zaten bir hayvan bedeni bir
insan ruhunun gelişim gereksinimleri için yeterli olamaz.

Aralarındaki
kimi farklara karşın reenkarnasyon ve tenasüh yeniden bedenlenme ve
yeniden doğuş ilkeleri çerçevesinde yine de birlikte
değerlendirilebilir.

Felsefi bir akım olan ruhçulukla
ilintilendirilmekte olan reenkarnasyonun deneysel ruhçuluk denilen
cereyan ile de sistemleşmiş olduğu kabul edilmektedir. Deneysel
ruhçuluk, Platon ve Pisagor gibi filozofların döneminden 19.yüzyıla
değin sistemsiz bir şekilde dalgalanan, reenkarnasyonu kabul eden
ruhçuluğun, Fransa’da Allan Kardec tarafından kurulan ilk sistemli
biçimidir. Fransa gibi kimi Avrupa ülkelerinde Spiritizm adıyla da
bilinir. Latin Amerika ülkelerinde ise kurucusuna ithafen, Kardesizm
adını almıştır.

Türkçe’de tincilik yada tinselcilik olarak da bilinmektedir.

Hinduizm’deki
tenasüh ceza ve ödül kavramları etrafında şekillenir. İyi ve erdemli
yaşayan bir insan bir sonraki yaşamında daha iyi bir konumda gelerek
ödüllendirilmiş olur.Tersi durumda ise daha kötü bir bedenlenme ile
cezalandırılır. Bu bedenlenme hayvan ve bitki şeklinde de olabilir.
Görüleceği üzere ölüm sonrası sonsuz bir bedenleniş içinde, insanın
ölümsüzlük arzusu inanç haline getirilmiş olur. Bu inanç, ahlaki bir
boyutla da temellendirilmiş olur. Yaptıklarının karşılığını görme
inancı yada ceza – ödül ikilisi yeniden bedenlenmenin ve ölümsüzlük
arzusunun dayandırıldığı ahlaki temeli oluşturmaktadır.

Anımsanacağı üzere İslam’da bu inanç, sonsuz bir cennet ve cehennem yaşamına dönüşmektedir.

_________________

ALLAH-MUHAMMED-YA ALİ ...Alevilik İslamiyetin İçinde Mayalanmıştır...ALLAH EYVALLAH


 
                                                                                                                                   
avatar
Admin
YÖNETİM
YÖNETİM

Başak Kayıt tarihi : 19/01/14
Yaş : 58
Nerden : istanbul

moderatörler
tercübe: araştırmacı-yazar

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

6.tr Geri: Alevilik'te ahiret inancı

Mesaj tarafından Admin Bir Çarş. Haz. 04, 2014 10:50 am

Budizm’de Ruh Göçü

Budizm’de her canlı sonsuz bir ölüm ve yeniden doğum döngüsü içinde Altı Alem denilen farklı yaşam formları arasında tekrar tekrar varolur. Ancak yeniden doğum kavramı öbür dinlerdeki, sabit ve her şeyden apayrı bir varlığı olan “ruhun göçü”, yani reenkarnasyon inancından farklıdır. Bunun nedeni Budizm'e özgü iki temel kavramdır anatta çevresinden bağımsız bir ben olgusunun yokluğu ve anicca her şeyin değişime tabi olması.

Karma (Sanskritçe) yada Pali dilinde kamma kelimeleri, eylem anlamına gelmektedir. Budizm'de ise erdemli (kusala) veya zararlı (akusala) istemlerin ve bunların yol açtığı zihinsel etmenlerin, canlıların yeniden doğum süreçlerini ve yazgılarını biçimlendirmesini ifade eder. Olumlu yada olumsuz her eylemin karması, bizzat o yaşam süresinde veya daha sonrakilerde meyve verecek bir tohum yaratır.

_________________

ALLAH-MUHAMMED-YA ALİ ...Alevilik İslamiyetin İçinde Mayalanmıştır...ALLAH EYVALLAH


 
                                                                                                                                   
avatar
Admin
YÖNETİM
YÖNETİM

Başak Kayıt tarihi : 19/01/14
Yaş : 58
Nerden : istanbul

moderatörler
tercübe: araştırmacı-yazar

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

6.tr Geri: Alevilik'te ahiret inancı

Mesaj tarafından Admin Bir Çarş. Haz. 04, 2014 10:51 am

Şamanizm’de Ruh Göçü

Asya
Şamanizm’inde, bazı Kuzey Amerika ve Güney Amerika Kızılderililerinde
ve kimi Afrika kabilelerinde ölüm olayı ile bedenini terk edenlerin
yaşadığı öte aleme, “gölgeler diyarı” adı verilir. Kuzey Asya halkları,
insanın birden fazla, üç yada yedi “can”ı olduğuna inanırlar.
Sözgelimi, Yakut Türkleri, Çukçiler ve Yukagirler, insanın üç “can”ı
olduğuna inanırlar.

Ölüm olayında bu üç candan biri mezarda
kalır, biri “gölgeler diyarı”na iner, üçüncüsü ise “Göğe” çıkar.
İnsanın “gölge can”ı öte âlemin eşiğini bekleyen eşik bekçisine rastlar
sonra kayıkla öte yakaya geçer. Gölgeler diyarı’nda ölü, yeryüzünde
sürdüğü yaşamı sürer. Ölüler, bir süre sonra, yeryüzünde yeniden
doğabilirler. İslam öncesi dönemde Uygurlar, inandıkları sürekli olarak
tekrar doğma olayına “sansar” adını verirler.
Kişinin ölüm olayı ile
bedenini terk etmesinden sonra içine düşeceği teşevvüş Asya
Şamanizm’inin kimi geleneklerinde günahkarların ölüm sonrasında
ifritlerle karşılaşma veya “köprü”den geçme dönemi olarak belirtilir.
Kamların / Şamanların görevlerinden biri de ölen kimseye bu ifritlerden
kurtulmada yardım etmektir. Şamanist / Kamcı geleneğe göre insanlar,
günahkar olduklarından tanrısal yasalar gereği öldükten sonra bu
ifritlerle karşılaşmak zorunda kalırlar fakat Tanrı insana acıdığından
kamların insanlara bu konuda yardım etmesi için yeryüzünde kamlık
kurumunu kurmuştur.

Asya Şamanizm’inde ölümden sonraki
yolculukta ölünün geçemediği takdirde azap çekmesinin söz konusu olduğu
bir köprüyle karşılaşılır. Kam, bu köprüyü kolayca geçebildiği gibi,
ölenlere de bu köprüyü geçmelerinde yardım edebilir. Orta Sibirya
Şamanizm’ine göre, kam, birkaç ‘ırmağı’ ve bir “köprü”yü geçtikten
sonra “gölgeler diyarı”nın uzandığı “büyük su” ya gelir. Altay
Türkleri, geleneğinde kamın gölgeler diyarını ziyaret edişinde bir dağa
çıkış olgusu da bulunur. Bu diyarda ölüler aynen dünyadaki yaşamlarını
sürmektedirler. Onlar orada, yeryüzünde tekrar doğmaya hazırlanırlar.

Ruh
göçü kavramına Amerika’nın birçok Kızılderili kabilesinde de
rastlanır.Inuit’lerde ruh göçü kutsal kabul edilen bir kavramdır. Kuzey
Amerika Kızılderililerinin birçok kabilesine göre, ölüm olayından sonra
ruh ve gölge bedenden ayrılır. Ruh, “kurt”un hükmettiği âleme gider
yeryüzündekilerin ilişki kurabilecekleri onun “gölge”sidir. Ruh,
“gölge”yle birleşince yeni bir varlık oluşturur ve yeryüzünde yeniden
doğar. Güney Amerika Kızılderililerinin çoğunun dillerinde, ruh, gölge
ve imaj kavramları aynı kelimeyle karşılanır.

_________________

ALLAH-MUHAMMED-YA ALİ ...Alevilik İslamiyetin İçinde Mayalanmıştır...ALLAH EYVALLAH


 
                                                                                                                                   
avatar
Admin
YÖNETİM
YÖNETİM

Başak Kayıt tarihi : 19/01/14
Yaş : 58
Nerden : istanbul

moderatörler
tercübe: araştırmacı-yazar

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

6.tr Geri: Alevilik'te ahiret inancı

Mesaj tarafından Admin Bir Çarş. Haz. 04, 2014 10:52 am

Musevilik’te Ahiret İnancı

Musevilikte ahiret inancı tarihsel bir gelişme izlemiştir. Tevrat’ın bazı bölümlerinde ahiret
inancına dair ipuçları bulunmaktadır. Kimi dinler tarihçilerine göre,
yeniden dirilme ile ilgili metinler günümüze kadar ulaşmadığından
Museviler, bu tür inançları Babil Sürgünü sırasında İran’dan
almışlardır.


Babil Sürgünü öncesi Musevilik’te iyi, kötü, ölen
bütün insanlar "Şeol" adı verilen bir yere gidecekler, orada üzüntülü
bir şekilde varlıklarını sürdürecekler, ruhları da mezarda kalacaktır.
Musevilik’te ahiret
inancı konusunda, daha sonraki dönemlerde birtakım gelişmeler olmuş,
yeniden dirilme, yargılanma, sonsuz yaşam, cennet, cehennem gibi
inançlar ortaya çıkmıştır. Musevilikteki Cennet (Gan Eden), Cehennem
(Geinam), hüküm günü vb. ilgili emirleri Talmud açıklamıştır.
Musevilerin, İslam ve Hristiyanlık’ta olduğu gibi belli başlı iman
esaslarına kavuşmaları filozof Rabbi Moşe Ben Maymon ile mümkün
olabilmiştir. Onun meydana getirdiği, günümüze ulaşan 13 Maddelik İnanç
İlkeleri şunlardır


1. Tanrı var olan her şeyi yaratıcısıdır.
2. Tanrı birdir.
3. Tanrının bedeni yoktur, hiçbir şekilde betimlenemez.
4. Tanrının başlangıcı ve sonu yoktur.
5. Yalnız Tanrı'ya dua edilmelidir.
6. Peygamberlerin bütün sözleri doğrudur.
7. Musa, bütün peygamberlerin en büyüğüdür.
8. Elimizdeki Tora, Tanrı tarafından Musa'ya verilen ve günümüze kadar değiştirilmeden gelen kitabın aynısıdır.
9. Dinimiz tanrısal bir dindir.
10. Tanrı, insanların bütün hareket ve düşüncelerini bilir.
11. Tanrı, emirlerine uyanları ödüllendirir, uymayanları eğer tövbe etmezlerse cezalandırır.
12. Tanrı gecikmiş olsa da Mesih’i gönderecektir.
13. Ruhumuz ölümsüzdür. Tanrı dilediğinde ölüleri diriltecektir.

_________________

ALLAH-MUHAMMED-YA ALİ ...Alevilik İslamiyetin İçinde Mayalanmıştır...ALLAH EYVALLAH


 
                                                                                                                                   
avatar
Admin
YÖNETİM
YÖNETİM

Başak Kayıt tarihi : 19/01/14
Yaş : 58
Nerden : istanbul

moderatörler
tercübe: araştırmacı-yazar

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

6.tr Geri: Alevilik'te ahiret inancı

Mesaj tarafından Admin Bir Çarş. Haz. 04, 2014 10:52 am

Hristiyanlık’ta Ahiret İnancı

Hristiyanlık’ta
âhiret inancı iman esaslarındandır. Hz. Îsâ’nın mesajında “âhiret”
mefhumu ele alınırken, “Allah’ın hükümranlığı” kavramı ile sıkça
karşılaşılır. İnciller’de çokça kullanılan bu kavram, Allah’ın mutlak
egemen oluşunu ifade etmektedir. Onun egemenliği, tabii olarak bu
dünyayı ve gökleri kapladığı gibi, bu dünyanın sonunu ve gelecek
dünyayı, ahireti de kaplamaktadır. O’nun bu saltanatı zamanın ve mekanın üzerindedir.


Hristiyanlığa
göre, âdil bir hâkim olan Tanrı, her iyiliği mükafatlandırıp, hiçbir
kötülüğü cezasız bırakmaz. Amellerin karşılığı, kısmen bu dünyada da
görülmekle birlikte, Allah bir çok durumda, erdemli insanları bu
dünyada sıkıntı ve yoksunluk içinde, azgınları da nimet ve refah içinde
bırakır. Zira onun hesabı, insanlarınkinden farklıdır. İnsanlara göre
uzun olan bir süre, O’nun katında pek kısadır. Nihâî hesap ve karşılık
ise ancak âhirette görülecektir.


Ölümden sonra ruh, bedenden
ayrılıp, dünyadaki çalışmasına göre ecrini alıren büyük günahları
işleyenler ve gerçek inanca sahip olmayanlar ölümden sonra cehenneme
giderler.

_________________

ALLAH-MUHAMMED-YA ALİ ...Alevilik İslamiyetin İçinde Mayalanmıştır...ALLAH EYVALLAH


 
                                                                                                                                   
avatar
Admin
YÖNETİM
YÖNETİM

Başak Kayıt tarihi : 19/01/14
Yaş : 58
Nerden : istanbul

moderatörler
tercübe: araştırmacı-yazar

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

6.tr Geri: Alevilik'te ahiret inancı

Mesaj tarafından Admin Bir Çarş. Haz. 04, 2014 10:53 am

İslam’da Ahiret İnancı

İslam’da ahiret
inancı, temel inanç konuları arasında yer almaktadır. Ahiretle ilgili
kavramlar, İslam terminolojisinde önemli bir yere sahiptir. Öncelikle
bu kavramları ele alalım

Ahiret: Son, sonraki gibi anlamlara gelen ahiret sözcüğü terminolojik olarak bu dünya hayatından sonraki sonsuz yaşamı ifade etmektedir.

Kur’an’da ahiret
günü farklı isimler ile zikredilmiştir. İnananların Allah'a
kavuşacakları gün olduğuna inanıldığı için Kavuşma günü ( Mü'min
Suresi, 15.ayet ), insanlar ve bütün yaratılanlar o gün bir araya
toplanacağı için Toplanma günü (Teğabün Suresi, 9.ayet ), dünya
hayatlarında Allah'a iman etmeyenler ve bâki yaşamda aldandıklarını
anlayacaklar için Aldanma günü ( Teğabün Suresi 9.ayet ), herkesin
kabrinden çıkıp dirileceği gün olduğundan Çıkış günü ( Kâf Suresi,
34.ayet ) ve dünyaya geri dönmek isteyenler için Hasret günü ( Meryem
Suresi, 40.ayet) denilmiştir.

Kıyamet: Kıyamet sözlükte geçen
anlamıyla yalnız kalkmak, dirilmek anlamında değildir. Bu deyim
terminolojik olarak canlı ve cansız bütün yaratıkları kapsayan genel
bir imha ve yeniden dirilme gibi iki evreli bir olayı bildirmektedir.
Yani bütün canlıların helak oldukları güne Kıyamet dendiği gibi, bütün
ölülerin tekrar dirildikleri güne de Kıyamet denilmektedir.

Kıyamet, Allah inancından sonra İslâm'ın ikinci temel inancı olan ahiret
yaşamının ilk aşamasını oluşturur. Genel bir yok oluş ve yeniden
dirilişle birlikte gelişecek Haşr, Hesap, Mizan, Cennet ve Cehennem
gibi olaylar hep Kıyamet gününün gündemi içindedir. Bu nedenle ahiret inancı, Kıyamet ve onunla birlikte gelecek olaylara inançtan başka bir şey değildir.

Kıyamet, sözcüğü Kur'an’da 70 kez geçer. Bu olay Kur'an'da çok çeşitli isimlerle anılır. Bunların başlıcaları:

Yevmü'l-Kıyâme
(Kalkış, Diriliş Günü), el-Saa (Saat), Yevmü'l-Âhir (Son Gün), el-Âhire
(Gelecek Hayat), Yevmü'd-Din (Ceza Günü), Yevmü'l-Hesap (Hesap
Günü),Yevmü'l-Cem (Toplanma Günü), Yevmü'l-Hulud (Sonsuzluk,
Sonsuzlaşma Günü), Yevmü'l-Ba's (Diriliş Günü), Yevmü't-Teğabün
(Kusurların Ortaya Çıktığı Gün), el-Karia (Şaşırtan Felâket), en-Naşiye
(İnsanı Dehşete Düşüren Felâket), et-Tamme (Herşeyi Kuşatan Felâket),
el-Hakka (Büyük Hakikat) ve el-Vakıa (Büyük Olay)'dır.

Kur’an’ın kimi ayetlerinde kıyamet olayı şöyle anlatılmaktadır

“Ey insanlar! Rabbinizden korkun! Çünkü kıyamet vaktinin depremi müthiş bir şeydir!” (Hac Suresi,1)

”... Kıyamet vakti de gelecektir bunda şüphe yoktur. Ve Allah kabirlerdeki kimseleri diriltip kaldıracaktır.” (Hac Suresi,7)

”İnkâr edenler, kendilerine o saat ansızın gelinceye, kadar hep şüphe içindedirler.” (Hac Suresi,55)

”... O saat (kıyamet), mutlaka gelecektir. Şimdilik onlara güzel muamele et.” (Hicr Suresi,85)

”...Kıyametin kopması ise, göz açıp kapama gibi veya daha az bir zamandan ibarettir.” (Nahl Suresi, 77)

”Onlar üstelik kıyameti de yalan saydılar. Biz ise, kıyameti inkâr edenler için alevli bir ateş hazırladık.” (Furkan Suresi,11)

”Tersine kıyamet onlara vaad edilen asıl saattir ve o saat daha belâlı ve daha acıdır.” (Kamer Suresi, 46)

Kur'an,
Kıyamet olayının kesinliğini, yakınlığını bildirdiği, hatta oluş
biçimine ilişkin betimlemeler verdiği halde zamanı konusunda bir
açıklama yapmaz. Kıyamet, doğrudan doğruya Allah'ın dilemesine bağlı
bir olaydır ve O’ndan başka hiç kimsenin bu konuda bir bilgisi yoktur.

Kıyametin ne zaman kopacağına ilişkin Kur’an’da kimi ayetlerde şöyle denilmektedir

"Kıyâmet saatinin bilgisi şüphesiz Tanrı katındadır." (Lokman Suresi, 34)
"De ki: 'Onun bilgisi ancak Rabbimin katındadır. Onun vaktini kendisinden başkası açıklayamaz." (A'raf Suresi, 187)

"Kıyametin
ne zaman gelip çatacağını soruyorlar. Senin neyine gerek onun zamanını
bildirmek. Onun nihayeti ancak Rabbine aittir." ( Nâziât Surest, 42-44).

Kur’an’da kıyametin oluş biçimine ilişkin şu bilgiler verilmektedir
"Sura üflenince, Allah'ın dilediği bir yana, göklerde olanlar, yerde olanlar hepsi düşüp ölür." (Zümer Suresi, 68 )

"Kıyamet
vaktinin depremi müthiş bir şeydir! Onu gördüğünüz gün, her emzikli
kadın emzirdiği çocuğu unutur, her gebe kadın çocuğunu düşürür.
İnsanları da esrik bir halde görürsün. Oysa onlar esrik değillerdir..."
(Hac Suresi,1-2)

"O gün gökyüzü, erimiş maden gibi olur. Dağlar da atılmış yüne döner. Dost, dostu sormaz." (Mearic Suresi,8-10)
"Gökyüzü
yarıldığında, Yıldızlar döküldüğünde, Denizler birbirine katıldığında,
Kabirlerin içindekiler dışarı çıkarıldığında…" (İnfitâr Suresi, 1-5)

"Güneş
katlanıp dürüldüğünde, Yıldızlar döküldüğünde, Dağlar yürütüldüğünde,
Gebe develer salıverildiğinde,Vahşî hayvanlar toplanıp bir araya
getirildiğinde, Denizler kaynatıldığında, Ruhlar birleştirildiğinde,
Diri diri toprağa gömülen kıza, sorulduğunda, "Hangi günah sebebiyle
öldürüldü?” diye. Defterler açıldığında, Gökyüzü sıyrılıp alındığında,
Cehennem tutuşturulduğunda ve cennet yaklaştırıldığında…" (Tekvir
Suresi, 1-13).

_________________

ALLAH-MUHAMMED-YA ALİ ...Alevilik İslamiyetin İçinde Mayalanmıştır...ALLAH EYVALLAH


 
                                                                                                                                   
avatar
Admin
YÖNETİM
YÖNETİM

Başak Kayıt tarihi : 19/01/14
Yaş : 58
Nerden : istanbul

moderatörler
tercübe: araştırmacı-yazar

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

6.tr Geri: Alevilik'te ahiret inancı

Mesaj tarafından Sponsored content


Sponsored content


Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön


 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz